07 Mart 2007

Saçlar gitti yine. Neyse ki alışkınım kısa saça. Aslında kadınların saçları dökülünce neden bu kadar üzüldüklerini anlayabiliyorum. Ben hayatım boyunca kele yakın kısa saçla dolaştığım için çok dert etmiyorum ama hayatı boyunca uzun lepiska saçlarla dolaşan bir kadın için zor olmalı bu durum. Dört sene içinde üçüncü olarak kel kalıyorum, neyse ki kemoterapi biter bitmez uzamaya başlıyor hemen.
Ablam İstanbul'a gitti, Cuma akşamı dönecek. Kadın çok bunalmıştı iyi oldu, biraz dolaşsın arkadaşlarını görsün, havası değişsin garibimin. Bana çok üzüldü çünkü, öleceğim diye ödü patlıyor. Ama ben bu sınavdan da geçeceğimi hissediyorum, hiç ölecek gibi filan değilim çünkü çok şükür. Akşam Hacer geldi, bulaşıkları filan topladı, burasını bu yüzden seviyorum işte, yalnız kalmıyorsun. Bir komşu da bahçesinden topladığı sebzeleri getirdi, ilaçsız tarım ürünleri. Diyetimi büyük bir dikkatle uygulamaya çalışıyorum, ilaçlarımı kullanıyorum, bitkilerimi, meyve ve sebze sularımı içiyorum, akşamları o berbat sarımsaklı sütü bile aksatmadan içiyorum. Kan tahlillerimin iyi gelmesinde bu uyguladığımız beslenme rejiminin büyük bir payı olduğu muhakkak çünkü. Hemen hemen yetişkinlik hayatımda ilk kez olarak sabahları kahvaltı ediyorum, öğlen sebze, akşamları da et, balık ve tahıl yiyorum dönüşümlü olarak. Gün içinde de maydanozdu, üzümdü, kuru kayısıydı atıştırıp duruyorum. Bu gidişle ciddi ciddi kilo alacağım.
Bugün bizi saymak için eve görevli bir kız geldi. Biraz sohbet ettik, kız Yoga öğretmeniymiş meğer. Hemencecik bana bir şey öğretti. Burada bir dernek varmış, Pazar günleri ücretsiz eğitim veriyorlarmış, oraya takılmayı da düşünüyorum ciddi ciddi, çünkü bu Yogaydı, Rei-ki'ydi ciddi ciddi insana iyi gelen şeyler. Her sabah rei ki yapıyorum, yapmadan aşağı salona inmiyorum. Sigara içmemeye çalışıyorum, içsem de çok az içiyorum. Bütün gün kafam bomboş goblen işliyorum iyi geliyor. Akşamları gözüm gobleni görmediği için -ya da ışık az olduğu için diyelim, kendime tığla bir bluz örüyorum ve moron moron televizyonda ne kadar dizi varsa seyrediyorum. İçimi boşaltıyorum böylece. Artık odama da digitürk bağlandı oh değmeyin keyfime, moron moron televizyon seyrederken uyuyacağım artık. Her gece 24:00 itibariyle SVU var bu gönül daha ne ister...
Kitap neyin okumuyorum valla. Canımı sıkacak hiçbir şeye göz ucuyla bile bakmamaya çalışıyorum.

1 Comments:

At 5:23 ÖS, Blogger Asortik Krep said...

İstanbuldan dönüşte beni ararsan seni ziyaret etmek istiyorum..Aramasan da ziyaret etmek istiyorum ama seni bulmam zor olur :)
Mailime telefon numaranı bırakabilirmisin ?

 

Yorum Gönder

<< Home


View My Stats