03 Mayıs 2007


Neyse, bugün biraz açtım gözümü. Öksürük bayağı bir dinmiş görünüyor, nezle de kesildi gibi. On gündür perişan oldum yahu. Yine de bugün de çıkmadım pek yataktan. Oturdum Birgün gazetesi için bir yazı yazıp yolladım, Perşembe günü yayınlayacaklarını söylediler. Bakalım, yayınlansın buraya da koyacağım hani bu defa kaybetmeyeyim diye. Bugüne kadar bir sürü yazım yayınlandı basın yayın organlarında valla bir tanesi bile yok elimde. Ne biçim bir insansam hiçbir şeyi saklamadığım gibi kendi yayınlanmış yazılarımı bile saklamamak gibi bir huyum var işte. Allahtan artık internet var da bundan sonrakileri saklamayı beceririm bari!
Hayat rutin rutin gidiyor işte. İki tedavi arası oydu buydu yaşıyorum. Ablam İstanbul'da o yüzden çıkıp gezemiyoruz da, hoş burada olsa ne olacaktı acayip hasta oldum. Dün Ömeri arayıp 4 yıldır sızlanmadığım kadar sızlanıp şikayet ettim valla.
Geçen gece rüyamda, ablamla yeğenin evindeymişiz, ben of çok sıcak oldu diye mutfağa gidip doğalgazı kısmak istiyorum, mutfağa gidiyorum bir de ne göreyim, buzdolabının kapağı açık ve içinde çıplak bir kadın, kadın bağırıyor "hayır, hayır burada bir kadın yok" diye. Sevgili arkadaşım Freud buna ne derdi bilemiyorum. Acaba içimdeki kadın buz mu tuttu, bünye böyle bir şey mi anlatmaya çalışıyor diye de düşünmedim değil hani amatör psikolog olaraktan. Neyse içimdeki kadını arayan yerlerim de ağrıyor yani söylemeden edemeyeceğim valla. Ama muhtemelen gece ateşim çıkmıştır, kendimi buzların içine atmak istemişimdir, fazla da derinlere gitmeye gerek yok yani hani.
Ablam gidince dizüstü bilgisayar bana kaldı, pek de güzel oldu. Benim monitör arıza yaptı çünkü. Bir de böyle yatarak bilgisayarla muhatap olmak pek rahat oluyor ne diyeyim. Deniz bey, daha iki ay önce alınan bilgisayarına binlerce virüsü sokmayı ve sonunda çökertmeyi başardığı için o da bilgisayarsız. Ben de biraz inadına götürmüyorum tamire, aklı başına gelir belki, hiç sanmıyorum o ayrı tabii.
On günde dört kilo vermeyi de başarmış bulunuyorum bu arada. Yıllardan beridir ilk defa 58 kiloyu gördüm bugün. İyi değil aslında ama kemoterapiden sonra zaten zor zahmet bir şeyler yiyebiliyorum, böyle grip olunca hiçbir şey yiyemedim haliyle. Günlerdir sadece sıvıyla idare ediyorum. Neyse, bugün ağzımın tadı da biraz düzelir gibi oldu, sabah bir tost yiyebildim. Ama açım yahu. En kötüsü de bu zaten, açsın ve yiyemiyorsun. Home Tv'deki yemek programlarını seyredip yalanmaktan bir hal oldum valla billa. Birkaç gün sonra önüme ne gelirse yemeye başlarım. Bu da başka bir olay oluyor, günlerce süren açlıktan sonra ne yesen doymuyorsun, hep böyle miden kazınıyor. Neyse bunlar da gelir geçer, mühim olan enseyi karartmamak.
Fotoğraf, tarihin en pahalı Gemiler gezisinden. O fiyatlarla orada bir daha çay filan içilir mi onu da bilmiyorum bak.


0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home


View My Stats