
Hemen hemen bütün gün uyudum. Sonra da akşam üzeri Şat'a gittik. Üç saat boyunca şezlong üzerinde tembellik ettim, bir kere de denize girdim. Artık açlık hissine hiç dayanamadığım için ne kadar kötü gelse de bir şeyler yemeye çalışıyorum. Resmen midem kazınıyor yahu! Neyse, Şat'ta etli bir sandviçi yuttum da biraz karnım doydu. Et ve tatlı yiyebiliyorum zaten bir tek. Hava pek sıcaktı ama Çalış rüzgarlı oluyor her zaman. Deniz de sıcaktı, insan serinlemiyor ama biraz olsun ıslanmak da iyi geliyor hani yani.
Bir kemoterapi macerası daha bitti. Sekizinciyi de ifa ettim döndüm geldim evime. Doktorlarıma bakılacak olursa iyi durumdayım, 15 gün sonra tomografi çekilecek ve bakalım yine takke düşecek kel görünecek. Ben de kendimi iyi hissediyorum, neyse bakalım işte.
İstanbul'da epeydir görmediğim bir lise arkadaşımla buluştum. Beraber yemek yedik, kahvaltı ettik, iyi geldi. Sohbet, muhabbet işte. Onun dışında pek bir şey yapmadım, bir de koluma lenf drenajı masajı yaptırdım, o da iyi geldi, biraz şişi indi. Bugünlerde hastanede her meme kanserli kadının kolu davul gibi şiş, benimki de dahil olmak üzere. Havadan mı, sıcaktan mı, yoksa kemoterapiler uzadıkça kol da mı şişiyor bilemiyorum. Neyse Almanya'dan bir ilaç geldi onu kullanacağım, bir miktar kullanmıştım iyi gelmişti.
Haliyle biraz yorgunum artık, bitsin istiyorum. Eğer herşey iyi giderse kemoterapi kesilecek ve sadece herceptine ile devam edilecek ki benim için en iyisi o olacak. Böylece İstanbul seyahatleri de bitecek inşallah. Herceptin'i burada da alabiliyorum rahatlıkla çünkü. Esnaf Hastanesi'nde de port kullanmayı bilen bir doktor bulduk, böylece kolum da biraz rahatlamış olacak. Hoş, her hafta kan tahlili için delinmekten kurtulamadık daha ama, kemoterapi biterse kan tahlilleri de bitmiş olacak, herceptin kanı düşürmüyor çünkü.İşte böyle, bitmeyen kemoterapi senfonisi şekline gidiyor hayatım.
Havalar pek sıcak, laptopum bozuk ve akibeti hakkında kuşkuluyum. Datron marka bir laptop almayın derim ben. Ben de biraz yorgunum, pek oturamıyorum bilgisayarın başına. O yüzden kısa bir tatil vereceğim bloga herhalde. Bakalım, yarın arayıp laptopun durumunu soracağım, en son düşürmüşsünüz efendim o yüzden 330 dolar artı kdv rica ediyoruz demişlerdi, ben de düşürmedim efendim, vermem o kadar para demiştim. En fazla bir hafta filan doğru düzgün kullanabildiğim bir alete üste o kadar para da vermek istemiyorum hani yani. Neyse, bu konuyu değil yazmak düşünmek bile sinirimi bozuyor.